Dudak dolgusu, sadece dudağı şişirmek değil, filtrum sütunlarını belirginleştirmek, 'Cupid’s Bow' (Eros Yayı) hattını keskinleştirmek ve dudak köşelerindeki sarkmayı (marionette) gidermektir. Antalya'da uyguladığımız Russian Lips veya Naturel Touch teknikleriyle, yüzün geri kalanıyla uyumlu sonuçlar elde ediyoruz. Özellikle asimetri bozuklukları ve ince dudak yapısı olan hastalarımızda, aşırıya kaçmadan dudak çerçevesini belirginleştiriyoruz.
Yaşla birlikte aşağı sarkan yanak dokusunu yukarı taşımak için elmacık kemiği üzerine yapılan derin enjeksiyonlar, 'Liquid Facelift' etkisinin anahtarıdır. Şakak bölgesindeki çökmeler ise yüzü daha yaşlı ve yorgun gösterir. Bu bölgeye yapılan dolgu, göz çevresini anında açar ve kaş kuyruğunun daha kalkık durmasını sağlar. Antalya güneşinin de etkisiyle cildin kaybettiği nemi bu dolgularla geri kazandırıyoruz.
Çene hattının (Jawline) belirsizleşmesi, gıdı görünümünü artırır. Kemik üzerine uygulanan yüksek yoğunluklu dolgularla, mandibula hattını netleştiriyor, çene ucunu öne alarak profilden daha güçlü ve dengeli bir görünüm sağlıyoruz. Erkek hastalarda daha maskülen, kadın hastalarda ise daha zarif ve çekici bir 'V' formu hedefliyoruz.
Dolgu uygulamalarını tek başına düşünmek yerine, Botoks veya Altın İğne gibi yöntemlerle kombinlemek başarımızı artırır. Örneğin, üst yüzdeki mimik kırışıklıkları botoks ile durdurulurken, orta yüzdeki hacim kaybı dolgu ile giderildiğinde sonuç çok daha bütünsel ve etkileyici olur. Ayrıca somon dna veya gençlik aşıları ile cildi içeriden beslemek, dolgunun ömrünü ve parlaklığını artırır.
Erkek yüz anatomisi kadınlardan farklıdır. Erkeklerde daha geniş ve köşeli bir çene hattı, daha düz elmacık kemikleri tercih edilir. Antalya kliniğimizde beylere özel 'Masculine Touch' protokolü ile yüz hatlarını feminenleştirmeden, daha güçlü, dinamik ve dinç bir görünüm sağlıyoruz. Özellikle yorgun göz altı görünümünü gidermek beyler arasında en popüler işlemlerden biridir.
Antalya kliniğimizde uzman hekimimizle altın oran kurallarına göre ihtiyaçlarınız belirlenir.
Bölge dezenfekte edilir ve konforunuz için güçlü lokal anestezi kremleri uygulanır.
Kanül veya ince iğnelerle dolgu maddesi hedeflenen katmanlara titizlikle enjekte edilir.
Hekim, hafif manevralarla dolguya son şeklini verir. Değişim anında gözlemlenir.
Hacim kaybı hemen giderilir, aynada farkı görebilirsiniz.
Varsa ufak şişlikler iner, dolgu dokuyla kaynaşmaya başlar.
Dolgu su tutma kapasitesini tamamlar ve en doğal formunu alır.
Evet, hyalüronik asit vücutta doğal olarak bulunan bir maddedir. Alerji riski son derece düşüktür. İstenmeyen bir sonuç durumunda, "Hyalüronidaz" adı verilen bir enzimle dolgu saniyeler içinde eritilebilir. Antalya kliniğimizde her zaman güvenlik ön plandadır.
İşlem sonrası çok hafif ödem veya iğne giriş yerlerinde minik morluklar olabilir. Bunlar genellikle 2-3 gün içinde kendiliğinden kaybolur. Doğru teknik ve kanül kullanımı ile morarma riskini minimuma indiriyoruz.
Dermal dolgular geçicidir. Kalıcılık süresi; kullanılan dolgunun yoğunluğuna ve kişinin metabolizmasına bağlı olarak 6 ile 24 ay arasında değişir. Düzenli yapıldığında, bölgedeki kolajen arttığı için kalıcılık süresi uzama eğilimi gösterir.
Tıbbi bir engel kanıtlanmasa da, bu hassas dönemlerde güvenlik amacıyla dolgu ve botoks işlemlerini önermiyoruz.
Hayır, tam tersine! Hyalüronik asit kolajen üretimini tetiklediği için, dolgu tamamen eridiğinde bile cildiniz işlem öncesinden daha sıkı ve kaliteli kalacaktır.